Yeni akademik yıl öncesi kayıt yenileme telaşı yaşayan binlerce öğrenciyi yakından ilgilendiren bir gelişme yaşandı. Yükseköğretim Denetleme Kurulu, geçen yıl ilan edilen yüzde 25’lik zam tavanına uymadığı gerekçesiyle 23 özel üniversite hakkında inceleme başlattı. Süreç, öğrenci ve ailelerinden gelen ihbar ve şikayetlerin ardından başladı. Özellikle hazırlık ve birinci sınıfta olmayan öğrencilerin harçlarına yapılan zamların, belirlenen sınırın üzerinde olduğu öne sürüldü. Bu durum, üniversite yönetimlerinin mevzuata uygun hareket edip etmediğinin araştırılmasını gündeme getirdi.
Konuya ilişkin Yükseköğretim Kurulundan (YÖK) yazılı bir açıklama yapıldı. Yetkililer, vakıf üniversitelerinin öğrenim ücretlerine yapacakları artışları düzenleyen usul ve esasların, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun ilgili maddesine dayandırılarak hazırlandığını hatırlattı. Bu kuralların, tavan artış oranını net biçimde tanımladığı vurgulandı. Mevzuata göre, 2026-2027 akademik yılı için öğrenim ücreti zam oranı yüzde 25’i aşamayacaktı. Açıklamada, gelen başvuruların değerlendirmeye alındığı ve bu 23 yükseköğretim kurumuyla ilgili sürecin başlatıldığı ifade edildi. Yapılacak incelemelerde, üniversitelerin belirlediği güncel fiyatların ve öğrencilere yansıtılan artışların hem ilgili mevzuata hem de Yükseköğretim Genel Kurulu kararına uygunluğunun ayrıntılı şekilde irdeleneceği açıklandı.
Bu arada, sorunun kaynağındaki yüzde 25’lik oranın nasıl hesaplandığı da netleşti. Bu oran, Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) temmuz ayında kamuoyuyla paylaştığı haziran ayına ilişkin yıllık enflasyon verileri baz alınarak tespit edilmişti. Tüketici fiyat endeksi ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki artışların ortalaması göz önünde bulunduruldu. Bu yöntemle hem vatandaşın satın alma gücündeki değişim hem de üniversitelerin maliyet artışları makul bir seviyede dengelenmeye çalışılmıştı. Yükseköğretim Genel Kurulu, bu oranı ilk olarak 8 Temmuz’daki toplantısında ele almış ve son halini vermişti. Alınan tüm kararlara rağmen bazı okulların tavanı aştığı iddiası, denetim mekanizmasının devreye girmesine yol açtı.
Denetim süreci bununla da sınırlı kalmayabilir. YÖK’e ulaşan bilgilere göre, bazı vakıf üniversitelerinin öğrencilerin kayıt yenileme işlemlerini bilinçli olarak beklettiği yönünde bulgular da var. Bu durumun özellikle ücretlerin tahsil edilmesi ya da belirlenmesi süreciyle ilgili olduğu sanılıyor. Eğer bu bekletme hali devam ederse, YÖK’ün bu üniversiteler için de benzer inceleme başlatması bekleniyor. Yaşanan gelişmeler, özel üniversitelerde öğrenim gören yüz binlerce öğrencinin aile bütçesini doğrudan ilgilendirirken, sektördeki fiyatlandırma disiplinini de yeniden tartışmaya açtı.
İncelemelerin sonucunda, üniversitelerin uyguladığı fahiş zamların öğrencilere geri ödenmesi ya da ücretlerin yeniden düzenlenmesi gibi yaptırımların gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Kayıt döneminin devam ettiği şu günlerde, mağduriyet yaşayan öğrencilerin YÖK’e bireysel başvuru yapma hakkı bulunuyor. Yetkililer, ihbar ve şikayetlerin titizlikle değerlendirildiğini ve her başvurunun tek tek ele alındığını aktardı. Öğrenci hakları savunucuları ise denetim kararını memnuniyetle karşılarken, sürecin şeffaf bir biçimde yürütülmesi ve sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini dile getiriyor.




