Cebindeki paranın değerini, maaşına yapılacak zammı, işini koruyup koruyamayacağını düşünen milyonlarca vatandaş için belirsizlik biraz daha netleşti. Devletin önümüzdeki üç yıl için hazırladığı ekonomi planı kamuoyuyla paylaşıldı. Bu plan, sadece bürokratların değil; asgari ücretle geçinen işçiden emekli maaşı bekleyen vatandaşa, yatırım yapmayı düşünen esnaftan üniversiteden yeni mezun olmuş gence kadar herkesin geleceğini yakından ilgilendiriyor. Açıklanan rakamlar, önümüzdeki dönemde hayat pahalılığıyla mücadelede atılacak adımların da habercisi niteliğinde.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantıda 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’ı (OVP) tanıttı. Programın, her yıl güncellenen ve Kalkınma Planı’na uygun olarak hazırlanan temel bir politika belgesi olduğunu ifade eden Yılmaz, bu belgenin makroekonomik hedefleri, bütçe büyüklüklerini ve reform gündemini içerdiğini söyledi. Hazırlık sürecinde ilgili bakanlıkların yanı sıra özel sektör temsilcileri ve meslek kuruluşlarının da görüşlerinin alındığını belirten Yılmaz, programın ortak akıl ve katılımcı bir anlayışla oluşturulduğunu dile getirdi. Yılmaz ayrıca, dünya ekonomisinin içinden geçtiği zorlu sürece de değinerek, öngörülebilirliğin azaldığı bir dönemde bu tür bir yol haritasının önemine vurgu yaptı.
Yapılan açıklamalarda en fazla merak edilen konulardan biri olan büyüme hedefleri belli oldu. Enerji fiyatlarındaki artışlar ve başlıca ticaret ortaklarındaki yavaşlamanın etkisiyle 2026 yılı için büyüme tahmini yüzde 3,3 olarak güncellendi. Geçtiğimiz yıllara kıyasla bu oranın daha temkinli bir seviyede tutulduğu görülüyor. Sanayi üretimindeki büyüme beklentisi ise yüzde 2,3 seviyesine geriledi. Bu veriler, ekonomik aktivitenin ısınmasının önümüzdeki dönemde kontrollü bir şekilde ilerleyeceğine işaret ediyor.
Enflasyonla ilgili rakamlar da programın en dikkat çekici başlıklarından biri oldu. Yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 28,4’e yükseltilirken, bu oranın nasıl bir seyir izleyeceği merakla bekleniyor. Artan enerji maliyetlerinin dış ticaret dengesine de yansıdığı görüldü. Enerji ithalatı tahmini 63 milyar dolardan 71 milyar dolara, dış ticaret açığı tahmini ise 96 milyar dolardan 105 milyar dolara çıkarıldı. Savaş koşullarının turizm gelirleri üzerindeki olumsuz etkisi de tahminlere yansıdı; turizm geliri beklentisi 68 milyar dolardan 65 milyar dolara revize edildi. Cari işlemler açığının milli gelire oranının da bu gelişmeler doğrultusunda yüzde 2,6 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor.
Açıklanan bu tablo, özellikle istihdam piyasası ve ücret politikaları açısından belirleyici olacak. Programda yer alan hedefler, gelecek yıllarda memur ve emekli maaşlarına yapılacak zam oranlarının da temelini oluşturacak. Aynı zamanda asgari ücretin belirlenmesi sürecinde de bu rakamlar önemli bir referans noktası olarak gösterilecek. Enflasyon tahmininin yukarı yönlü revize edilmesi, çalışanların alım gücünü korumaya yönelik tedbirlerin önümüzdeki süreçte daha da önemli hale geleceğini gösteriyor.
Cevdet Yılmaz, konuşmasında programın yalnızca bir tahmin değil, aynı zamanda kamu maliyesinin ve reform sürecinin de çerçevesini çizdiğini aktardı. Yılmaz, bu belgenin bütçe sürecinin temelini oluşturduğunu ve ilgili tüm kurumların bu çerçeveye göre hareket edeceğini söyledi. Yapısal reformlara olan bağlılığın altını çizen Yılmaz, hazırlanan programın kalkınma hedefleriyle uyumlu olduğunu kaydetti. Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yıllık görünümünü ortaya koyan bu program, küresel risklere rağmen belirlenen hedeflere ulaşılması için atılacak adımların planlandığı bir yol haritası olarak değerlendiriliyor.





