Mahalledeki sağlık ocağına uğrayan bir kadın, aile hekiminin yönlendirmesiyle meme kanseri taraması için randevu alıyor. Yıllardır ertelediği bu kontrolü, eşinin ısrarıyla nihayet yaptırıyor. Onun gibi milyonlarca kişi, son yıllarda Türkiye genelinde yürütülen ücretsiz kanser tarama programlarından faydalanıyor. Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasına göre bugüne kadar 16,1 milyon kişiye tarama yapıldı. Test sonuçları riskli çıkanlar, ileri tetkik için üst basamak sağlık kuruluşlarına yönlendirildi. Bu tetkikler sonucunda 36 bin kişiye kanser tanısı konuldu.
Bu tablonun ortaya çıkmasında, tarama hizmetlerinin hastanelerin dışına taşınmasının payı büyük. İnsanlar artık yalnızca büyük şehirlerdeki hastanelere gitmek zorunda kalmıyor; yaşadıkları mahallede, ilçede ya da köyde kendilerine ulaşan bir hizmetle karşılaşıyor. Aile hekimleri, bu süreçte kapıyı aralayan ilk isim oluyor. Hekimin yönlendirmesiyle randevu alan kişi, çoğu zaman yıllardır ertelediği kontrolü nihayet yaptırıyor. Çevresindeki bir yakınının hastalığı ya da bir komşusunun uyarısı da bu kararı hızlandırabiliyor. Böylece tarama, sadece bireysel bir tercih olmaktan çıkıp aile ve mahalle ölçeğinde konuşulan bir meseleye dönüşüyor.
Halk Sağlığı Haftası’nın yedinci gününün teması da bu yıl “Kanserde Erken Teşhis Hayat Kurtarır” olarak belirlendi. Sağlık Bakanlığı, tarama hizmetlerini Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM), Sağlıklı Hayat Merkezleri, Toplum Sağlığı Merkezleri ve Aile Sağlığı Merkezleri üzerinden ücretsiz sunuyor. Vatandaşlar bu hizmetlere mobil tarama araçlarıyla da ulaşabiliyor. Bugüne kadar mobil kanser tarama araçlarıyla 515 binden fazla tarama hizmeti verildi. Böylece hastaneye gitme imkanı kısıtlı olan bölgelerdeki insanlar da taramalardan geri kalmıyor. Bu araçlar, ulaşımın zor olduğu kırsal alanlarda ve mevsimlik işçilerin yoğun olduğu bölgelerde ayrı bir önem taşıyor.
Türkiye’de halihazırda Sağlıklı Hayat Merkezleri bünyesinde faaliyet gösteren 428 KETEM birimi bulunuyor. Bunlara 58 mobil KETEM tarama aracı eklenince toplam sayı 486’ya çıkıyor. Bu merkezlerde sadece tarama yapılmıyor; kanserden korunmaya yönelik eğitimler de düzenleniyor. Toplumda farkındalığın artırılması için danışmanlık hizmetleri veriliyor. Böylece insanlar hem kendi sağlıkları hem de yakınlarının sağlığı konusunda bilinçleniyor. Erken teşhisin tedavi başarısını doğrudan etkilediği kanser türlerinde bu taramalar kritik rol oynuyor. Merkeze gelen bir kişi, yalnızca test yaptırmakla kalmıyor; hangi yaşta hangi kontrolün yapılması gerektiğini, hangi belirtilerin dikkate alınacağını da öğreniyor. Edindiği bu bilgiyi evine ve çevresine taşıyor.
Ücretsiz tarama programları, Türkiye’de sık görülen ve erken teşhisle tedavi edilebilen kanser türlerini kapsıyor. Meme kanseri, kolorektal kanser ve serviks kanseri için yürütülen programlarda belirli yaş ve cinsiyet gruplarına yönelik testler uygulanıyor. Amaç, hastalığın belirti vermeden önceki dönemde tespit edilmesi. Böylece tedavi süreci daha kolay ilerliyor ve hastaların yaşam kalitesi korunuyor. Uzmanlar, tarama programlarının düzenli katılımla anlam kazandığını vurguluyor. Tek seferlik bir kontrolün yeterli olmadığı, belirli aralıklarla tekrarlanması gerektiği hatırlatılıyor.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda vatandaşlara çağrıda bulundu. Memişoğlu, günlük yaşamda sağlıklı beslenmeye, tütünden uzak durmaya ve düzenli fiziksel aktiviteye yer açarken, ücretsiz tarama hizmetlerinin de ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Bakan, “Kendiniz ve sevdikleriniz için KETEM’lere davetlisiniz” ifadelerini kullandı. Uzmanlar da tarama hizmetlerinin ücretsiz olmasının, ekonomik gerekçelerle kontrolden kaçınan kişiler için önemli bir fırsat oluşturduğunu belirtiyor.





