İbrahim Sadri, 40 yıllık sanat birikimini tek kişilik bir gösteriyle sahneye taşıdığı “İbrahim Sadri Sineması” ile yeni sezonda izleyici karşısına çıktı. Geçen sezon Gebze ve Üsküdar’da sahnelenen interaktif gösteri, seyirciyle kurduğu sıcak bağ sayesinde yeniden takvime alındı. Yeni sezonun ilk perdesi 26 Eylül’de Maltepe Hilltown Seyirlik Sahne’de açıldı. Sadri, sahnede fotoğraf, şiir ve şarkıları aynı potada buluşturuyor. 1970, 1980 ve 1990’lı yıllara uzanan anlatı, izleyiciyi kendi hatıralarının içine çekiyor. Eğlenceli hikâyelerle örülü gösteri, nostaljiyi salonun ortak duygusuna dönüştürüyor.
Gösterinin teknik yönetmenliğini Furkan Eren üstleniyor. Maltepe’deki açılışın ardından yapım, 18 Ekim’de Başakşehir Emin Saraç Kültür Merkezi’nde, 25 Ekim’de ise Eyüpsultan’da seyirciyle buluşacak. Kasım ayında Bolu, Sakarya ve Ankara’nın da aralarında bulunduğu kentlere uzanacak turne, yapımı Anadolu’nun farklı şehirlerine taşıyacak. Sadri, sahnede şiir okumalarıyla tiyatro anlatımını aynı akşamda birleştiriyor. İnteraktif kurgu, seyircinin gösterinin akışına dahil olmasına imkân tanıyor. Böylece her temsil, salonun tepkisine göre farklı bir renk kazanıyor.
Nostaljik anlatının merkezinde, Sadri’nin kendi sanat yolculuğundan süzülen anılar yer alıyor. Şiir yorumculuğu ve tiyatroculuğu aynı sahnede harmanlayan sanatçı, seyirciyle arasındaki mesafeyi iyice kaldırıyor. Gösteride fotoğraflar eşliğinde anlatılan hikâyeler, dönemin şarkılarıyla destekleniyor. Bu yapı, izleyiciyi sadece seyreden değil, hatırlayan bir konuma taşıyor. Sadri’nin 40 yıllık birikimi, tek kişilik performansın omurgasını oluşturuyor. Sahne dili, sıcak ve sohbet havasında ilerliyor.
Gösterinin şehir turu, İstanbul dışındaki izleyici için de kapı aralıyor. Bolu, Sakarya ve Ankara gibi şehirlerde sahnelenecek temsiller, turnenin ana duraklarını oluşturuyor. Yapım ekibi, salon kapasitesine göre farklı mekânlarla görüşmelerini sürdürüyor. İnteraktif yapı, her şehirde seyircinin ilgisine göre yeniden şekilleniyor. Sadri, sahnede anlattığı hikâyeleri her temsilde yeniden kuruyor. Böylece gösteri, aynı metne rağmen tekrara düşmüyor.
Nostaljiye dönük bu ilgi, izleyicinin geçmişle bağ kurma ihtiyacını da yansıtıyor. Şiir, fotoğraf ve şarkının aynı sahnede buluşması, farklı kuşakları aynı salonda bir araya getiriyor. Sadri’nin performansı, tek kişilik gösteri türünün son yıllardaki en samimi örneklerinden biri olarak takvimlerde yerini aldı. Ekim ve kasım aylarındaki temsillerle yapım, seyirciyle buluşmaya devam edecek.





