Sokaktaki sürücüler için elektrikli araç almak hâlâ büyük bir karar. Ancak küresel veriler, bu kararın artık bambaşka bir hikâyeyi anlattığını gösteriyor. Dünya genelinde ağustos ayında 1,83 milyon elektrikli araç satıldı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 2’lik bir artışa işaret ediyor. Yılın ilk sekiz ayına bakıldığında ise toplam satış 13,4 milyona çıktı ve yıllık bazda yüzde 4’lük bir büyüme kaydedildi. Ancak bu tablo, tüm bölgeler için aynı hikâyeyi anlatmıyor. Kimi pazarlarda talep hız keserken, kimi pazarlarda alıcıların iştahı güçlü kalmayı sürdürüyor. Bu ayrışma, küresel toplamın tek başına ne kadar yanıltıcı olabileceğini de gözler önüne seriyor.
Londra merkezli veri analiz şirketi Benchmark Mineral Intelligence tarafından paylaşılan veriler, pazarlar arasındaki farkı net biçimde ortaya koyuyor. Avrupa’da ağustos ayında gerçekleşen satışlar, bir önceki yılın aynı ayıyla karşılaştırıldığında yüzde 36’lık bir artış gösterdi ve toplam 380 bine ulaştı. Bu güçlü tablonun ardında, yaz aylarında yaşanan mevsimsel yavaşlamanın etkisi de var; temmuz ayına kıyasla satışlarda yüzde 15’lik bir düşüş kaydedildi. Buna rağmen bölgenin yılın ilk sekiz ayındaki performansı güçlü seyretti; satışlar yüzde 29 artışla 3,3 milyona çıktı. Avrupalı alıcıların, artan model seçenekleri ve genişleyen şarj altyapısıyla birlikte elektrikli araçlara olan ilgisini koruduğu görülüyor.
Dünyanın en büyük elektrikli araç pazarı olan Çin’de ise rüzgâr tersine döndü. Ağustos ayında satışlar yıllık bazda yüzde 11 azalarak 1,03 milyonda kaldı. Ocak-ağustos dönemindeki toplam satışlar da yüzde 12 gerileyerek 6,9 milyon seviyesine indi. Çin’deki bu düşüş, küresel toplamın artmasını sınırlayan en büyük etken olarak öne çıkıyor. Zira dünyanın en kalabalık otomobil pazarındaki daralma, diğer bölgelerdeki artışı dengeliyor. Ülkedeki iç talep zayıflarken, yerli üreticilerin elindeki stok baskısı ve fiyat rekabeti de pazarın seyrini etkiliyor.
Kuzey Amerika tarafında da benzer bir yavaşlama var. Bölgede ağustos satışları geçen yıla göre yüzde 33 azalarak 140 bine geriledi. Yılın ilk sekiz ayında ise toplam satışlar yüzde 21 düşüşle 1 milyon seviyesinde kaldı. Avrupa’nın aksine Kuzey Amerika’da satışların hem aylık hem de yıllık bazda gerilemesi, bölgedeki talep koşullarının zorlu geçtiğini gösteriyor. Yüksek faiz ortamı ve alıcıların daha temkinli davranması, bu tablonun başlıca nedenleri arasında sayılıyor.
Türkiye’deki sürücüler açısından bu tablo ne anlama geliyor? Küresel satışların artış hızı yavaşlasa da toplam pazar büyümeye devam ediyor. Avrupa pazarındaki güçlü artış, Türkiye gibi ihracat bağlantısı olan ülkeler için önemli bir sinyal. Çin’deki daralma ise küresel markaların üretim ve fiyatlama stratejilerini yeniden gözden geçirmesine yol açabilir. Elektrikli araçların yaygınlaşması, şarj altyapısı ve batarya maliyetleri gibi konularla birlikte değerlendirilmeyi sürdürüyor. Bu denklemde Türkiye, hem üretim hem de ihracat tarafında konumunu güçlendirmek için fırsatları yakından izliyor.





