Borsada bazı fonları etkileyen dalgalanmanın yankısı, küçük yatırımcının gündelik hesabına kadar indi. Elindeki birikimiyle borsaya giren, faizden ve kurdan medet uman vatandaş, “benim param ne olacak” sorusunu soruyor. Krizin büyüyüp büyümeyeceğini, devletin ne yapacağını, sorumluların bulunup bulunmayacağını merak ediyor. Bu soruların muhatabı konumundaki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, New York’ta Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için bulunduğu sırada Türkevi’nde gazetecilerin karşısına çıktı ve gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan’ın verdiği mesaj, hem piyasaya hem de halka yönelikti.
Erdoğan, yaşanan sıkıntının sermaye piyasalarının dar bir kesiminde, belirli sayıda fonda beliren bir sorun olduğunu söyledi. Erdoğan, “Ne finansal sistemimize ne Türkiye ekonomisine yönelik bir risk var” dedi. Bunu piyasanın tamamına dair bir problem olarak göstermenin Türk Borsasına yapılmış bir haksızlık olacağını savundu. Bu ifadeler, paniğin büyümesini engellemeye yönelik bir çerçeve çizdi. Aynı zamanda yetkililerin meseleyi küçümsemediğini, aksine takip ettiklerini göstermeye çalıştı. Küçük yatırımcı açısından önemli olan nokta, sorunun büyüyüp büyümeyeceğiydi ve Erdoğan tam bu noktaya temas etti.
Sürecin hukuk çerçevesinde yürütüldüğünü belirten Erdoğan, ilgili kurumların meselenin üzerine kararlılıkla gittiğini açıkladı. Yargının da kapsamlı bir soruşturma başlattığını, bazı gözaltılar ve tutuklamalar olduğunu dile getirdi. Ardından herkesin beklediği o cümleyi kurdu: “Sorumluluğu olan kim varsa, bunlardan hukuk önünde hesap sorulacaktır.” Erdoğan, bu konuda en küçük bir tereddüt olmaması gerektiğini vurguladı. Ayrıca kimsenin “selden kütük kapma yarışına” girmeye ve insanları tedirgin etmeye hakkı olmadığını söyledi. Böylece hem sorumlulara hem de fırsatçılara dönük sert bir uyarı yapmış oldu.
Erdoğan, sermaye piyasalarının kendine has yapısı nedeniyle bu sürecin hem açıklık hem de incelik gerektirdiğini belirtti ve talimatın bu yönde olduğunu ifade etti. Aynı sıkıntının tekrar etmemesi adına, yasal ve idari düzenlemeler dahil olmak üzere hangi önlemlere ihtiyaç varsa devreye alınacağını açıkladı. Konuşmasında terörle mücadele başlığına da değinen Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” hedefinin günübirlik bir mesele olmadığını, ülkenin yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtulması anlamına geldiğini söyledi. Yasal çerçevenin TBMM tarafından ortaya konduğunu, ilgili mekanizmaların kurulduğunu ve kurulmaya devam ettiğini aktardı. Çerçeve yasanın işlerlik kazanması için örgütün fiilen silahları bırakması ve tasfiye işleyişinin sona ermesi gerektiğini dile getirdi.
Erdoğan’ın açıklamalarının satır aralarında, piyasalara güven mesajı kadar sorumluluk vurgusu da yer aldı. Küçük yatırımcı için kritik olan, atılan adımların somut sonuç üretip üretmeyeceği. Gözaltı ve tutuklama haberleri soruşturmanın ciddiyetini gösteriyor, ancak sürecin nasıl ilerleyeceği ve yeni düzenlemelerin içeriği belirsizliğini koruyor. Vatandaşın beklentisi net: piyasada güvenin yeniden tesis edilmesi, mağduriyetlerin giderilmesi ve benzer bir tablonun bir daha yaşanmaması. Erdoğan’ın verdiği mesajlar bu beklentinin karşılanması gerektiğini ortaya koyuyor. Süreci yürüten kurumlar ve yargı, sorumlulardan hesap sorma sözünü yerine getirme noktasında sahada.





