SON DAKİKA

Kültür & Sanat

Genç şef Carmina Burana’yı Aspendos’ta yönetecek

Antalya’da opera ve bale sezonu hareketleniyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği festival kapsamında Carmina Burana, 19 ve 21 Eylül’de iki kez sahnelenecek. Sahne kantatını bu kez 22 yaşındaki Maximilian Cem Haberstock yönetecek. Antalya Devlet Opera ve Balesi orkestrası, solistler, koro, çocuk korosu, bale ve modern dans topluluklarından oluşan 250 kişilik kadro aynı sahnede buluşacak. Kentte opera takip edenler için bu, sezonun kalabalık kadrolu yapımlarından biri olarak dikkat çekiyor. Aspendos Antik Tiyatrosu’nun atmosferi de gösteriye ayrı bir boyut katacak.

Haberstock, genç yaşına karşın uluslararası alanda hızlı bir kariyer çizdi. Senfonik repertuvarın yanı sıra opera sahasında da adından söz ettiren şef, kuşağının umut veren sanatçıları arasında gösteriliyor. 32 ülkeden 97 genç müzisyenin bir araya geldiği Münih Festival Orkestrası’nı kurdu ve bu topluluğun baş şefliğini yürütüyor. 2023’teki kuruluşundan bugüne kadar orkestraya Alban Gerhardt, Daniel Müller-Schott, Eva Gevorgyan ve Maxim Lando gibi isimler solist olarak katıldı. Mozarteum Salzburg, Smetana Hall Prag, Kurhaus Wiesbaden, Alte Oper Frankfurt ve Herkulessaal Münih gibi salonlarda sahne aldı. Türkiye’de ise 2024’ten bu yana İzmir, Eskişehir, Bursa ve Antalya’da konserler ve operalar yönetti.

Piyanist kimliğiyle de birçok uluslararası birincilik ödülü bulunan Haberstock, Münih ve Dresden’de şeflik, piyano ve kompozisyon eğitimini sürdürüyor. Eserin kendisi için ne anlama geldiğini anlatırken, Carmina Burana’nın orkestra, koro, solistler ve sahnedeki tüm unsurları yüksek bir enerjiyle bir araya getiren büyük bir yapıt olduğunu söyledi. Bir şef açısından en heyecan verici tarafın, bu geniş yapıyı tek bir müzikal düşünce etrafında toplayabilmek olduğunu belirtti. Aspendos’un esere farklı bir boyut kattığını dile getiren Haberstock, böyle kapsamlı bir işi güçlü bir tarihi atmosferde gerçekleştirmenin hem heyecan hem sorumluluk taşıdığını ifade etti.

Genç şef, eserin güçlü enerjisini kontrol altında tutarken müziğin detaylarını, renklerini ve dramatik yapısını korumayı temel mesele olarak gördüğünü kaydetti. Bir mekanın havasının müziği mutlaka etkilediğine inandığını söyleyen Haberstock, Aspendos gibi 2000 yıla yakın geçmişi olan bir tiyatroda zaman kavramının farklı hissedildiğini anlattı. Carmina Burana’nın metinlerinde kader, aşk, arzu, mutluluk, kayıp ve hayatın sürekli değişmesi gibi temel, zamansız konuların yer aldığını vurguladı. Bu metinlerin böylesine eski bir mekanda yeniden hayat bulmasının, eserle mekan arasında doğal ve güçlü bir bağ kurduğunu dile getirdi. Konserin, hayatındaki iki coğrafyayı da bir araya getirdiğini paylaşan Haberstock, Münih’te doğup büyüdüğünü ve Türkiye’nin çocukluğundan beri hayatının doğal bir parçası olduğunu sözlerine ekledi.

İlgili Makaleler