Yeni Zelanda hükümeti, Batı Şeria’da yerleşimci saldırılarının her geçen gün arttığı bir dönemde Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkına verdiği desteği bir kez daha dile getirdi. Dışişleri Bakanı Winston Peters, mevkidaşı Varsen Aghabekian Shahin ile yaptığı görüşmede bölgedeki gelişmeleri ve uluslararası toplumun atabileceği adımları ele aldı. Ülkenin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, iki devletli çözüme olan bağlılık yinelenirken, yasa dışı yerleşimcilerin şiddet eylemleri kınandı. Görüşmenin ana gündemini, bölgede giderek ağırlaşan güvenlik ortamı ve bunun sivil halk üzerindeki etkileri oluşturdu.
Sokakta yaşayan Filistinliler için bu açıklama, her gün artan baskı ortamında bir nebze nefes alma anlamı taşıyor. Zeytinliklerinden olan, evi yıkılan ya da yerinden edilen aileler için uluslararası bir başkentten gelen destek mesajı, gündelik hayatın zorluklarını değiştirmese de yalnız olmadıklarını hissettiriyor. Bölgede son aylarda yerleşimci saldırıları, yıkımlar ve tahliyeler nedeniyle binlerce kişi evini terk etmek zorunda kaldı. Bu insanların önemli bir kısmını çocuklar oluşturuyor. Tarım arazilerine erişimin kısıtlanması, okullara giden yolların kapanması ve geçiş noktalarındaki uzun bekleyişler, yerinden edilme baskısını derinleştiren unsurlar arasında sıralanıyor.
Winston Peters, görüşmenin ardından yaptığı paylaşımda kendi kaderini tayin hakkı ve iki devletli çözüm konusundaki tutumlarının sürdüğünü ifade etti. Filistinli mevkidaşı Shahin de sosyal medya üzerinden Yeni Zelanda’nın desteğini memnuniyetle karşıladığını duyurdu. İki bakan arasındaki bu temas, bölgedeki tansiyonun yükseldiği bir sırada gerçekleşti. Görüşmede Gazze Şeridi’ndeki durum ve barış planının ilerletilmesi için atılabilecek adımlar da masaya yatırıldı. Tarafların öncelikli beklentisi, ateşkesin kalıcı hale gelmesi ve insani yardımların kesintisiz ulaşması yönünde.
Peters’ın bu görüşmeden bir gün önce İsrail mevkidaşı Gideon Saar ile de bir telefon görüşmesi yaptığı öğrenildi. Bakan, bu temasında işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı yerleşim yerlerinin genişlemesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Yeni Zelanda’nın her iki tarafla da temas halinde olması, ülkenin dengeli bir diplomasi izleme çabası olarak değerlendiriliyor. Uluslararası toplumun bölgeye yönelik endişesi son aylarda belirgin biçimde arttı. Bu endişenin temelinde, yerleşim faaliyetlerinin iki devletli çözümün fiziki zeminini daraltması ve şiddet olaylarının her iki tarafta da güveni aşındırması yatıyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre 2026’nın başından bu yana 1.430’dan fazla yerleşimci saldırısı kayda geçti. Bu saldırılar 260 Filistin topluluğunu doğrudan etkiledi. Yıkım ve tahliyelerle birlikte 3.800 Filistinli yerinden edildi. Filistin Yerleşim ve Duvar Direniş Komisyonu, yalnızca ağustos ayında Filistinlilere, topraklarına ve mallarına yönelik 628 saldırı düzenlendiğini açıkladı. Filistin kaynaklarına göre işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te yasa dışı yerleşimlerde yaklaşık 750 bin yerleşimci yaşıyor. Rakamların ortaya koyduğu tablo, sahadaki şiddetin sistematik bir hal aldığına işaret ediyor.





