SON DAKİKA

Siyaset

Fon Depreminde Muhalefetten İktidara Zor Sorular

Milyonlarca yatırımcının parasını emanet ettiği fonlardaki sarsıntı, evlere ve iş yerlerine ateş düşürüyor. 500 binden fazla kişinin etkilendiği tahmin edilen bu süreçte, muhalefet Meclis çatısı altında harekete geçiyor. İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle soru önergesi veriyor. Usta, piyasalardaki dalgalanmanın sadece rakamlardan ibaret olmadığını, arkasında ağır bir kamu vicdanı yükü bulunduğunu savunuyor. Kamuoyunun en çok merak ettiği soruyu da doğrudan yetkililere yöneltiyor: Bu fonların arkasındaki siyasi bağlantılar kimlerden oluşuyor?

Erhan Usta, eski DPT planlama uzmanı kimliğiyle konunun teknik boyutuna da iniyor. Yetkililerin süreci başından beri bildiğini, Bakan Şimşek’in 4 Kasım 2025 tarihinde katıldığı 9. Türkiye Sermaye Piyasaları Kongresi’ndeki sözlerine dayandırıyor. Şimşek’in o kongrede, bazı fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını bildiklerini ve düzenleme ihtiyacının farkında olduklarını söylediğini hatırlatan Usta, bu itirafın üzerinden tam 10 ay geçtiğini vurguluyor. En yetkili ağızdan gelen uyarıya rağmen düzenlemenin neden bu kadar bekletildiğini soruyor. Usta’ya göre bu tablo, denetim mekanizmalarının ne kadar yavaş işlediğini ve sorumluluk zincirinin nerede koptuğunu gözler önüne seriyor. Yatırımcının güvenini yeniden tesis etmenin yolu ise önce bu gecikmenin hesabını sormaktan geçiyor.

Gecikmenin boyutu, tasfiye kararıyla birlikte daha net ortaya çıkıyor. Usta, 7 şirkete ait 130 fonun tasfiye edilmesine karar verildiğini, bu fonların büyüklüğünün 800-900 milyar lira düzeyinde olduğunu bildiriyor. Etkilenen yatırımcı sayısının 500 binin üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Usta, iddiaların geçmişe uzandığını ancak Hazine ve Maliye Bakanı’nın Kasım 2025’teki açıklamasının esas alınması durumunda, devletin yaklaşık 10-11 aylık dönem boyunca bu fonların işleyişine sessiz kaldığının görüldüğünü ifade ediyor. Usta, kurumların önlemlerinin siyasi nedenlerle geciktirilmiş olabileceği iddiasını da dile getiriyor. Bu iddia, denetleyici kurumların bağımsızlığı tartışmasını yeniden gündeme taşıyor.

Muhalefetin soruları yalnızca gecikmeyle sınırlı kalmıyor. Usta, fonların yönetiminde, ortaklığında ve yoğun hisse alımı yapılan şirketlerde hangi siyasilerin bağlantısının bulunduğunu öğrenmek istiyor. Son bir yıl boyunca bu fonları elinde tutan siyasi ve kamudaki üst düzey yöneticilerin isimlerini soruyor. Ayrıca SPK başta olmak üzere yetkili kurumlarda ihmali bulunanlar hakkında suç duyurusu yapılıp yapılmayacağını gündeme taşıyor. Bu sorular, sürecin yalnızca piyasa kaynaklı bir kriz olmadığını, aynı zamanda bir hesap verebilirlik sorunu olduğunu ortaya koyuyor. Vatandaşın birikiminin nasıl bu hale geldiği ve zararın kime yazılacağı sorusu yanıt bekliyor.

Piyasalardaki dalgalanma, dar gelirli ailelerin bütçesinde derin izler bırakıyor. Birikimini fona yatıran emekli, esnaf ve genç yatırımcı, paranın akıbetini sorguluyor. Usta’nın yönelttiği sorular, aslında sokaktaki insanın kafasındaki sorularla örtüşüyor. Kamunun zararı üstlenip üstlenmeyeceği ise henüz netlik kazanmıyor. Önergeye verilecek yanıt, hem piyasaların hem de mağdur yatırımcıların nefesini tuttuğu bir başlık olarak kayıtlara geçiyor. Sürecin nasıl sonuçlanacağı, devletin mağdurlara yönelik tutumunun ne olacağı ve sorumlulukların nasıl dağıtılacağı önümüzdeki günlerde netleşecek.

İlgili Makaleler