İngiltere’nin başkenti Londra, Eylül ayının ilk haftasında iki toplum arasındaki ilişkilerin masaya yatırıldığı önemli bir organizasyona sahne oldu. “Değişen Orta Doğu’da Yahudi-Kürt İlişkileri” başlığını taşıyan Uluslararası Yahudi-Kürt Konferansı, 6-7 Eylül tarihlerinde düzenlendi. Etkinliğin arka planında, bölgedeki son gelişmelerin iki halkın kaderini nasıl şekillendirebileceği sorusu yatıyordu. Konferansı organize eden Jewish Kurdish Network, farklı ülkelerden gelen katılımcıları ağırladı. Program boyunca akademisyenler, siyasetçiler ve sivil toplum temsilcileri görüş alışverişinde bulundu.
Konferansın en çok konuşulan anlarından biri, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar’ın gönderdiği video mesaj oldu. Sa’ar mesajında, Kürtlerin dört farklı ülkede yaşayan köklü bir halk olduğunu ve tarih boyunca kendi siyasi yapılarını kuramadıklarını hatırlattı. Bakan, İsrail’in Orta Doğu’daki halklar ve azınlıklar arasında daha güçlü bağlar kurulmasından yana olduğunu vurguladı ve Yahudi ile Kürt toplumları arasındaki ilişkiye ayrı bir önem atfettiklerini dile getirdi. Bakanın bu sözleri, uluslararası Kürt medyasında da geniş yankı buldu ve etkinliğin ana gündem maddelerinden biri haline geldi.
Organizasyona katılan isimlerin çeşitliliği dikkat çekiciydi. İsrail’deki Kürt Yahudi Toplumu Başkanı Yehuda Ben Yosef’in aktardığı programa göre; Almanya Kürt Toplumu Başkanı Ali Ertan Toprak, eski Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, ABD’li akademisyen David L. Phillips ve İngiliz milletvekili Feryal Clark gibi isimler konferansta yer aldı. Gazeteci Suzan Quitaz ile akademisyenler David Hirsh, Joanna Michlic ve Nir Boms da katılımcılar arasındaki diğer tanıdık yüzlerdi. Bu geniş katılım, etkinliğin yalnızca iki toplumu değil, uluslararası kamuoyunun farklı kesimlerini bir araya getirdiğini ortaya koydu.
Konferansın en sembolik anı ise Tel Aviv Üniversitesi bünyesindeki Moshe Dayan Merkezi’nde Kürt Çalışmaları Programı’nı yürüten Prof. Ofra Bengio için yaşandı. Gazze’ye yönelik söylemleri nedeniyle soykırım savunucusu olarak suçlanan ve tartışmaların odağındaki isim olan Bengio’ya bir ödül takdim edildi. Ödülü veren isim ise eski Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş oldu. Demirbaş, bu sırada yaptığı konuşmada, İsrailli akademisyeni “Kürtlerin annesi” olarak nitelendirdi ve bu ifade salonda büyük yankı uyandırdı. Demirbaş, Bengio’nun yıllardır Kürt çalışmalarına verdiği akademik katkıya işaret ederek bu unvanı hak ettiğini belirtti.
Ödül töreni sırasında yaşanan bu diyalog, özellikle sosyal medyada geniş bir tartışma başlattı. Bengio’nun geçmişteki açıklamaları ile kendisine verilen bu sıfat arasındaki tezat, birçok kullanıcı tarafından eleştiri konusu yapıldı. Konferans boyunca ifade edilen görüşlerin birbirinden oldukça farklı olduğu gözlendi. Kimi katılımcılar iki halk arasındaki tarihi dostluğun altını çizerken, kimileri de bölgedeki güncel çatışmaların bu ilişkiye gölge düşürdüğünü savundu. Etkinlik, bu haliyle Orta Doğu’nun karmaşık dengelerinin bir yansıması olarak değerlendirildi.





